.::antika
Bekir Olcay & Ömer Olcay


.::Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik
Süha ÖZTARTAR


.::İstanbul mu ben, ben mi İstanbul’dum?..
Necdet Çatak
Ressam


.::Farinelli tadında bir ses
Cem Adriyan
Müzisyen
















antika

Bekir Olcay & Ömer Olcay

İstanbul'un yakın bir zamanda Dünya Kültür Başkenti olacak olması ile Türkiye'de sanat çok yoğun bir döneme girdi. Ardı ardına açılan özel müzeler ve ülkemize gelen çok önemli sergilerle çıta gerçekten de çok yükseldi. Antika ve sanat eserlerinin borsası diyebileceğimiz müzayede şirketlerinin artması, yeni açılan sanat galerileri, yapılan sanat fuarları gerek yurt içinde gerekse yurt dışında gündeme oturdu.
Devamı İçin

Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik

Süha ÖZTARTAR

Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik. Şükrü Tunarın, bu hüzzam şarkısının sözlerine yakın mealdeki sözleri hepimiz yeri geldiğinde yitirdiğimiz güzellikler ve mutluluklar için söyleriz.
Cumhuriyet'ten sonraki yıllarda, İstanbul'un değişen kültür ve eğlence tarzları içinde büyük yeri olan gazinolar, 2000'li yıllara doğru gene değişen kültür ve eğlence anlayışı ile yavaş yavaş yok oldular.Yalnız yok olmadılar, Türk Sanat Müziği'ni de öksüz koydular. Çünkü bu gazinolar birer eğlence mekanı olmanın ötesinde, gerçek anlamda bir icra mekanı ve nice bestekar, sazende ve hanendelerin birer okuluydu.
Sadece İstanbul ve Ankara radyolarının dinlenebildiği, belirli bir azınlığın sahip olduğu gramafon ve ileriki yıllarda pikap ve teyplerin dışında musukişinasların Türk Müziği ile buluştukları bu gazinolarda adeta konser kalitesinde programlar sunulurdu.
Devamı İçin

İstanbul mu ben, ben mi İstanbul’dum?..

Necdet Çatak
Ressam

İstanbul'u en iyi ifade eden semtlerden birinde, Kasımpaşa'da 1956 yılında dünyaya gelen Necdet Çatak, İstanbul'un İstanbul gibi olduğu bir dönemde çocukluğunu yaşamış. Şimdi sayıları çok az da kalsa, pek çoğu köhnemiş de olsa hala imrenilerek bakılan Pera evlerinin arasında ilk gençliğe adım atmış.
Kişiliğinin şekillendiği o yıllarda, resim yapmak en büyük hayali olmuş. Ancak, aile büyüklerine göre dönem, 'Resim yapılarak vakit kaybedilecek değil, en kısa zamanda elin ekmek tutmasını sağlayacak bir okula gitme' zamanıdır.
“Aile büyükleri madem öyle istiyor ben de mimar olurum” diye düşünen Necdet Çatak, tablo gibi binaların yükseldiği yerlerde büyüdüğü için olsa gerek kaydını İstanbul Güzel Sanatlar Mimarlık Fakültesi'ne yaptırmış. Bir taraftan okuluna devam eden Çatak, bu arada ilk aşkı olan resimin eğitimini alan çağdaşlarından kendine bir çok arkadaş edinmiş.
Böylece okul yıllarında en çok keyif aldığı şey de resim bölümünde okuyan arkadaşlarını ziyaret etmek olmuş. Boya kokuları, dekorlar ve fırçalarla dolu olun resim bölümü onu bir mıknatıs gibi çekerken, resme dair duyacağı bir kelime bile onu heyecanlandırır olmuş. Hele hele arkadaşlarıyla saatler süren resim üzerine yaptığı sohbetler bugün bile anılarının en güzel yerinde duruyor.
Devamı İçin

Farinelli tadında bir ses

Cem Adriyan
Müzisyen

Geçtiğimiz 2 yılda ilk albümünün prodüktörü Fazıl Say dışında Burhan Öcal ile de aynı sahneyi paylaştı Cem Adriyan. Müzikal anlamda pek çok şey öğrendi, bu müzik adamları ile aynı yolda yürürken. Ama onlar kendi isimlerini ortaya koymanın dışında getiriler de katmıştı Cem’in hayatına...
Devamı İçin